Ana ayfa Hakkimizda    Bagis  Biliyormuydunuz   Galeri   Siir  sayfa bilgi   İletisim
DUYRULAR.

AİLE BAKANLIĞIMIZIN UYGULAMALARI,

 

AİLE BAKANLIĞIMIZIN UYGULAMALARI, EŞLER ARASI ANLAŞMAZLIKLARI CEZA DAVALARI VE BOŞANMALARI ARTIRDI.

    Son yıllarda, oluşan (ki, bir dönem özellikle bu sonuca ulaşma arzusuyla, bizzat yanlış devlet politikaları oluşturuldu) inanç ve ahlaki deformasyonun etkisiyle, toplumsal hayatımızda çıkarcılık, saygısızlık ve midecilik aldı yürüdü. Gücü yeten yetene, ayak oyununu oynayan oynayana, insansal değil, hayvansal özelliklerin ön plana çıkarıldığı ezici ve merhametsiz bir anlayış, toplumumuzu bir kabus gibi sarmaladı.
       
  Bunun sonucu olarak, sosyal yaralar açıldıkça açıldı. Aile adeta çöktü. Ne karı-koca arasında ve ne de evlatlar arasında sevgi, fedakârlık, saygı denen kutsal değerlerden eser kaldı. Aile oluşturulan bu toplumsal anafor içinde, bir o yana bir bu yana savrulur hale geldi.
       
  Bu halimizi istismar eden bazı ideoloji ve menfaat odakları, aile bireylerini birbirine karşı getiren politikalar üretti. İyi niyetle ve toplumsal yapı içinde, aileyi bir bütün olarak koruyup geliştirmeyi hedefleyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızı da, oluşturulan menfi propaganda ve çarpık basın faaliyetleriyle, etkileyerek, farklı yönlendirmeler ve bunun sonucu problemlerin azaltılmasına değil, azdırılmasına yönelik tedbirler alınıp, yasal müeyyidelerle de pekiştirilerek, sonucunda alabildiğine sorumsuzca uygulamalarla, adeta tahammül edilemez hale İşin pratiğine baktığımızda, gerek batılı toplumlarda ve gerekse bizim toplumumuzda, her alanda oluşturulduğu gibi, ideolojik ve ahlaki deformasyon sonucu aile içinde de, çeşitli nedenlerle zaman zaman bazı anlaşmazlıklar bulunmaktadır.
         
Bu anlaşmazlıkların kaynağını ekonomik, ahlaksal, ideolojik menfaat çatışmaları, psikolojik ve sosyolojik rahatsızlıklar vs. gibi çeşitli sebepler oluşturmakta olup, aile bireyleri, birbirlerine destek, yardım, fedakârlık ve dayanışma içinde bu problemlerin çözümünü sağlayabilmeli ve eğer dışarıdan destek gerekiyorsa, problemin temelini irdeleyerek, bu temele uygun çözüm yollarıyla, aileyi rencide etmeden, sosyal ve psikolojik ve hatta gereğinde de ekonomik ve sağlık destekleri verecek yapılanmalar, acilen gerekli iken ve bu alanda bir de Aile Bakanlığımız oluşturulmuşken, gerek bürokratik ve gerekse Sivil Toplum Örgütleri alanında oluşturulacak yapılanmada, ciddi ve etkin programlarıyla, inanç ve ahlaki sorumluluk ve fedakârlıkla donatılmış kurumlar beklenirken, bazı feminist ve çığırtkan, erkek düşmanı kurumların da etkisiyle, tatbikatımıza maalesef yaramızı her zaman azdıracak uygulamalar konuyor.
        
   Kadın-erkek karşıtlığı ve erkek düşmanlığı oluşturulan politikalar geliştiriliyor.Amacı anarşi çıkartıp toplumun huzurunu kaçırmak olan kurumlar, zaman zaman Aile Bakanlığımızda etkilerini ciddi biçimde hissettiriyorlar.Onların da çığırtkanlığıyla, ailelerin parçalanmalarını hızlandıracak uygulamalar, maalesef her geçen gün hızla artıyor.
        
  Örnek vererek yapacağımız bir anlatımla, aile içinde karı-koca arasında küçücük sebeplerle bir anlaşmazlık ve tartışma çıktığında, bayan sinirle hemen en yakın karakola gidip kocasından şikâyetçi olunca, karakoldan hemen iki polis geliyor ve erkeği alıp gidiyor, sonra da o erkeğe, bilmem ne kadar ay, o eve şu kadar metreden aşağı yaklaşmama kararı verilerek, koca evden adeta atılıyor. Bu koca nerde yatacak, o mahvolan psikolojini tamir edebilecek mi, yoksa bu olayın etkisiyle daha çok hiddetlenip, farklı suçları işlemeyecek mi?
          
Mesela, karıyı dövüp çarpmak veya bıçaklayıp öldürmek veya hayati iz bırakmak gibi yanlışlıklara kapılmayacak mı? Şeytanın ve negatif telkinlerin ve psikolojilerin de etkisiyle mutlaka buna benzer şeyler olacak. Bunların hiç birisi olmasa bile, bu evden atma, en azından boşanma dilekçesine müncer olacak. 
Artık boşanmalar daha çok artırılmış ve aile cinayetleri daha çoğalmış olacak. 

        Çevremizde yaşanmış pek çok olaydan birisini aktaralım: Bir hukukçu arkadaş mesaiden gelip evde bir miktar dinlendikten sonra, hanımına cinsel ilişki teklif ediyor. Eşi kabul etmeyince, işi büyütüyorlar ve zoraki olarak erkek ihtiyacını gideriyor. O banyoya girdiğinde, hanımı hemen telefona sarılıp, polise şikâyet ediyor. Polisler gelip apar topar götürüyorlar, sonra erkek şoka girip karısını öldüreceğinden bahsedince, hakimin karşısına çıkarıyorlar. Hakim de tutukluyor, 3 ay hapiste yatan erkek çıkınca evden uzaklaştırılıyor, hanıma koruma veriliyor ve boşanma davası açılıyor, çocuklar perişan, koca başka bir eve taşınmış ve boşanma kararı bekleniyor. Meslektaşlar arasında rezil ve rüsvay oluyor. Bu gerçek yaşandı ve pratik hayatımızda buna benzer pek çok olay var. Bir kısmı cinayetle bitiyor, bir kısmı yaralamalarla devam ediyor. 

           Aile küçücük ve sonradan pişman olunacak duygusal bir zaaf sonucu parçalanmış ve çocuklar mahvolmuş oluyor, bu getirilen yeni uygulama sonucunda. Oysa bu, sonradan aile içinde tatlıya bağlanabilir ve parçalanmaya gitmezdi.Maalesef adliyeler buna benzer olayların tatbikatıyla dopdolu ve her gün yüzlerce artarak devam ediyor.

         Aile Bakanlığının bu uygulamaya başlamasından bu tarafa, istatistikleri inceleyin. Çarpıcı sonuçlara ulaşacaksınız.
         Bir gerçeği de hatırlayalım. Erkek kadın hakkındaki şikayetinden vazgeçince, dava düşüyor, kadın pişmanlık duyarak şikayetinden vazgeçse dahi dava düşmüyor, devam ediyor, mevzuatımıza göre. Bu ne adaletsizlik, ne çarpıklık ve ailenin temeline konmuş ne etkili bir dinamit!...
        Hey iktidar, bundan haberiniz var mı? Varsa bu yanlıştan ne zaman vaz geçeceksiniz? Mevzuatta yapılan bu çarpık değişikliğin yerine, ailenin sosyal yarasını saracak, aile kurumunu koruyup güçlendirecek sosyal etkinlikler oluşturacak kurumlar meydana getirilmeli değil miydi?  Gelinen bu noktada, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız, yaptığı yanlışlıklardan derhal dönmeli, istatistiki verileri de dikkate alarak, yaraları kangrenleştirme yerine, iyileştirmeye yönelik kuramsal atılımları bir an önce yapmalıdır. İyi niyetle yapılan ama, yanlışlığı görülen şeyleri derhal bırakmak, faziletli bir iktidar ve yönetimin asli görevi olmalıdır.

Sosyal Politikalar Bakanlığı, birçok sosyal projeler geliştirme yetkisinde ve yetkinliğindedir. Bu sorumlulukla bir an önce, sosyal politika ürünlerine hayatiyet verilmesi, toplumun tüm bireylerinin, bu afetin önüne geçilmesinde sorumluluk üstlenmesini geliştirilecek, eğitimsel ve kurumsal kazanımların sağlanması dileklerimizle. 27.11.2013

Elif Gibi Sevmek

   Saygılarımızla


 

HAFIZALARDA İYİ ANILAR BIRAKMAK TAMAMEN KENDİ ELİMİZDE…

ÖNEMLİ OLAN HİZMETTİR.
''"KUDRET..''  
 
 
 
Ana ayfa Hakkimizda    Bagis  Biliyormuydunuz   Galeri   Siir  sayfa bilgi   İletisim

Hacı Bayram Mah. Kızılbey Caddesi Vakıf 3 işhanı 4.Kat No: 6 Ulus/Altındag
 www.yurtayder.org Mail Adresi: kbuluttt@gmail.com Çankaya/Ankara
Cep: 0534 677 7041