Ana ayfa Hakkimizda    Bagis  Biliyormuydunuz   Galeri   Siir  sayfa bilgi   İletisim
DUYRULAR.

"SHÇEK" Genel Müdürlüğü’nün Mahkemeye Verdiği "AYAŞLI DON KUDRET!,

Ayaşlı Don Kudret;

1963 yılının kış ayında Ayaş Yetiştirme Yurduna (çok sonraları yurt, Ayaş Rehabilitasyon Merkezi olarak özürlülere hizmet vermeye başladı) uzun boylu, sık diken saçlı, sert suratlı bir çocuk geldi. Bedeni sekiz yaşlarında, ama bakışları ile ruhunun daha ileri yaşlarda olduğunu anlatıyordu. üçyüze yakın yurt çocuğunun arasından sivrilip ‘ben buradayım’ diyordu.

Koruma Birlikleri tarafından idare edilen ve korunmaya muhtaç çocuklara hizmet verilen yurt, ülkenin içinde bulunduğu yokluk ve yoksulluk döneminin aşikâr özelliklerini sergiliyordu. Haftada birçok gün aynı yemekler pişiyordu. Çocukların üzerindeki kıyafetler yamalıktan dökülüyordu. Okul çantasında defter, kitap yoktu. Hatta, okul çantası bile yoktu… Diye anlatıyor Kudret BULUT.
Ankara’ya kar öncesi çöken sisli bir Pazar gününde yaptığımız söyleşi ile geçmiş ve gelecek arasında gidip geliyoruz. Memuriyetten kalma alışkanlıkla çayları soğutarak içiyor.

Kendisi, memuriyetten genç yaşta emekli olduktan sonra hayattan emekli olmayanlardandır. Emekli olduktan bir gün sonra kravatı yine boynunda sivil hayatta çalışmaya başlamış. Eşi, bunca yıl emekli olup köşesinde oturmasını beklediği kocasının inadına diyecek bir şey bulamayıp, ‘ne halin varsa gör’ demiş, şaka ve anlayış dolu gülen gözleriyle.

Kudret, Ayaş Yetiştirme Yurdunda on yıldan fazla kalmış. Liseyi bitirdikten sonra kayıt yaptırdığı üniversiteyi dönemin siyasi olaylarına denk getirip tamamlayamamış. Sonradan görme engelli eşinin koldaşı olarak Sosyal Hizmetler Akademisine devam etmiş beş yıl. Eşi, diplomalı kendisi diplomasız sosyal hizmet uzmanı olarak mezun olmuşlar.

Geriye dönüp baktığında, yurt yaşamında iken tattığı birlik ve beraberliğin özlemini hülyalı gözlerle anıyor. Gerçek arkadaşlık, dostluk, gerçek yurt kardeşliği vardı, diyor o zamanlarda. Mahalleden bir kişi yurt çocuklarından birisine sataştığında bütün yurt çocukları birlik olurmuş. Tutkunluk öylesine sağlam öylesine güçlüymüş.
Sonraları, gezdiği yurtlarda kendilerinin yarattığı tutkunluğu görememiş. Birbirine uzak çocuklar güruhuydu gördüklerim, diyor.

Yurt yaşamı sonrasında, memuriyet ile hizmet etmiş vergileri ile okuduğu ve kendini bulmasına yardımcı olan halkına olan borcunu ödemek için. Hiçbir ayrım ve kayırım yapmadan gelen vatandaşın hizmetini görmüş.

Birlik ve beraberliğin gücüne inancından dolayı örgüt içinde olmaya çalışmış. Sendikal yaşamını, yetiştirme yurdundan ayrılan çocuklar için kurdukları dernek ile birlikte götürmüş. Yetiştirme Yurtlarından Ayrılanlar Kültür ve Dayanışma Derneğinin ( YURTAYDER) kuruluşunda ve büyümesinde aktif rol oynamış. Dernek, şubeleşmeye gitmeden önce bir dönem başkanlık yapmış. YURTAYDER’in ülke genelinde şubeleşmesinden sonraki dönemlerde de kendisine olan ihtiyaç nedeniyle üyeler ve delegeler tarafından “genel başkan” seçilmiş.

Genel Başkan Kudret BULUT, her zaman içinde taşıdığı görev aşkı ile yetiştirme yurtlarından ayrılan kardeşlerinin hizmetine koşturmak amacıyla görev bayrağını devralmış. “Damdan düşenin halini damdan düşen anlar” atasözünü kendisine ilke olarak benimsemiş ve resmi sosyal hizmetlerin ulaşamadığı alanlarda hizmet etmeye başlamıştır. 

Dernek çatısı altında, geç saatlere kadar çalıştığını anlatıyor. Sokakta yatan yurttan ayrılan kardeşlerine barınacak yer ayarlamakta, evlenecek bir kız çocuğuna çeyiz düzmekte, iş için başka ilde sınava gireceklere yol ücreti bulmaya çalışmakta… Yoktan yarattığı kaynaklar ile sorunlara çözüm bulmaya çalışmaktadır.

Hayatı; haksızlıklarla mücadelede geçmiş, ezilenin yanında olmayı, güçlünün karşısında güçsüzü korumayı yaşam felsefesi olarak benimsemiştir. Mançalı Şövalye Don Kişot’a benzeyen kişiliği ile elinde mızrağı bile olmadan yel değirmenlerine karşı saldırıya geçmiş. Mücadele eden ve hesap soran tavrını hiçbir duvar durduramamış. Yüreğinde, yurt çocuklarına olan hizmet inancı ile kimseden korkmadan yoluna devam etmektedir.

Eline geçen her fırsatta düşüncelerini açıklamaya, hazırladığı projeleri tanıtmaya çalışmaktadır. Yetiştirme yurtlarından ayrılan ve gidecek bir yeri, dönecek evi olmayan çocuklar için “kültür merkezi” projesi koltuğunun altında çalmadığı kapı kalmamıştır. Sokakta yatan çocukların barınabileceği ve bir meslek öğrenebileceğine inandığı kültür merkezi projesine öylesine inançla sarılmıştır ki bir gün bu hayaline kavuşacağı günleri beklemektedir.

Reşit olana kadar hizmet verdiği çocukları reşit olduktan sonra gerçek yaşama salan SHÇEK’in bıraktığı yerden devam etmek için çabalayan Ayaşlı Don Kudret, eleştirilerinin bir gün aleyhine dava olarak döneceğini bilmiyordu. İnternet ortamında yaptığı eleştiriler SHÇEK Genel Müdürlüğü Makamına hakaret olarak değerlendirildi ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile 9. Sulh Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Postadan gelen mahkeme celbinde 24.03.2009 tarihinde, Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/3.a, 53/1 maddelerine istinaden “hakaret” suçundan dava açıldığını öğrendi.

Çay bardağında kalan son yudumunu içerken biraz kırılmış gözleri ile uzaklara baktı. “Sırtımdaki ceketimden başka vereceğim bir şey kalmadı” dedi. Yaşamını ve tüm varını yoğunu yurttan ayrılan çocuklara adamış olan bir adamın hüznü ile elindeki belgeden kendisinin yönelttiği ve hakaret olarak değerlendirilen internet iletisini okudu.

Yetim hakkının kendisi için ağızlarda sakız gibi çiğnenmesinden daha değerli olduğunu ve eleştirmek ve yeri geldiğinde hesap sormak gibi bir görevinin olduğunu söyledi. Bir süre sustu… Ben de konuşmadım…

Bağımsız mahkemenin doğru kararı vereceğine olan inancımı belirttikten sonra mahkeme sürecinde neler yapacağını sordum. Sırtındaki ceketini gösterdi ve tazminat ödemeye mahkûm olursa seve seve ceketini vereceğini yineledi.

Hizmetlerinden dolayı bir kere takdir, teşekkür görmediği halde bir de hayatını adadığı SHÇEK’in kendisini mahkemeye vermiş olmasına bir türlü anlam veremiyor. “Ağlasam mı, gülsem mi?” çelişkisi içinde, yüreği ezilip duruyor…

O, yetiştirme yurdundan ayrılan kardeşleri, çocukları için cebindeki son dolmuş parasını yemek yesinler diyerek verip Kızılay’dan Yenimahalle’ye kadar saatlerce yürüyen biri. Ayaş Yetiştirme Yurdundan ayrıldıktan sonra Yetiştirme Yurtlarından Ayrılanlar Kültür ve Dayanışma Derneğinin genel başkanı. Mizacına ve yaşam felsefesine uygun düşen,
haksızlıkların ölümsüz mücadele kahramanı Mançalı Don Kişot’un
çağdaş versiyonu: Ayaşlı Don-Kişot Kudret

İlyas Ali DAŞTAN: 12.Mayıs.2009 : 19,32

Elif Gibi Sevmek

   Saygılarımızla


HAFIZALARDA İYİ ANILAR BIRAKMAK TAMAMEN KENDİ ELİMİZDE…

ÖNEMLİ OLAN HİZMETTİR.
''"KUDRET..''  
 
 
 
Ana ayfa Hakkimizda    Bagis  Biliyormuydunuz   Galeri   Siir  sayfa bilgi   İletisim

Hacı Bayram Mah. Kızılbey Caddesi Vakıf 3 işhanı 4.Kat No: 6 Ulus/Altındag
 www.yurtayder.org Mail Adresi: kbuluttt@gmail.com Çankaya/Ankara
Cep: 0534 677 7041