Ana ayfa  Hakkimizda    Bagis  Biliyormuydunuz   Galeri   Siir  sayfa bilgi   İletisim
DUYRULAR.

İLYAS AALİ DAŞTAN

DARWİN’İN YANILGISI
Maymundan Değil Eşekten Evrildik

İlyas Ali Daştan ;

DARWİN’İN YANILGISI

Bilimselliği tartışılmaz olan bu teoriyi paylaşmanın zamanı geldi. Seksen yıldan fazla bir zamandır üzerinde çalıştığım ve büyük bir gizlilik içerisinde yürüttüğüm çalışmamı ölmeden önce açıklıyorum. İnsanlığa olan borcumu da bu şekilde ödemiş oluyorum.
            1800’lerde Sevgili Meslektaşım Darwin, günümüze kadar sürecek olan bir yanılgının başlamasına vesile oldu. Evrim teorisinin babası bu tonton adam, insan dâhil tüm canlı türlerin doğal seçilim yoluyla bir ya da birkaç ortak atadan evrildiğini söylemiş ve insanın ataları olan maymundan türediğini belirtmişti.
            Oysa gerçek, Darwin’in ortaya koyduğu teoride olduğu gibi değil. İnsanoğlu, doğal seçilim yoluyla evrildi ancak maymundan değil eşekten! İki yüz yıllık bir teoriyi çürütmek elbette kolay değil ama sunacağım dünya ölçekli kanıtlar ve denekler ile bana hak vereceksiniz.
            İkişer yıl ara ile çok önemli iki haber gazetelerde ve internette de yayımlandı. İlk haber; 28 Nisan 2006 tarihindeydi: “Eşek Adası’nda eşek yok.” Haberin detaylarında Beyşehir Gölündeki eşekleri ile ünlü adada eşek kalmadığı belirtiliyordu. Diğer haber 30 Temmuz 2008 tarihinde çıktı. Şöyle diyordu: “Türkiye’de eşek sıkıntısı başladı.” Haber detaylarında uzman bir eşek tüccarı satacak eşek kalmadığını yetkililere ihbar ediyordu.
            Saygın bir bilim adamı olarak bu haberlerin analizini yapmam gerekiyor. Konu ile ilgili bilimsel analizlere geçmeden önce sağlam birkaç delil daha vermek istiyorum. Türkiye’nin en ünlü yazarlarından Aziz Nesin’in eşek konusu üzerinde kayda değer çalışmaları olmuştur. “Ah Biz Eşekler” adlı çalışmasında Nesin, eşeklerin de bir zamanlar insanlar gibi konuştuklarını ama sonradan aptallıkları yüzünden konuşma yeteneklerini kaybedip sadece “aaiii” şeklinde bir kelime ile hafızalarının sınırlandığını anlatmıştır. Nesin, “Ölmüş Eşek” adlı çalışmasında ise bir eşeğin başından geçenleri konu edinmiştir. Bir diğer çalışması olan “Sizin Memlekette Eşek Yok mu?” adlı eserinde de konuyu detayları ile incelemiştir. Bu eserler, eşeklik tarihinde önemli kilometre taşlarından sayılıyor.
            Gazete haberlerinde yer alan eşek sayısındaki azalmanın bilimsel açılımı nedir? Bir zamanlar insan sayısına eşit hatta insanlardan kalabalık olan eşek nüfusu nasıl oldu da azaldı? Bu eşekler nereye gitti? İnsan nüfusunda patlama yaşanırken, eşek nüfusunda neden azalma oldu?
            Evet, bu soruların cevaplarını vereceğim. Darwin ne diyordu? Başta insan, bütün canlılar evrilmiştir. Bu teorinin bilinen ve kabul gören kısmıdır. Bilinmeyen diğer teori, insanlar maymundan değil eşekten evrildi. Neden eşek sayısında azalma var sanıyorsunuz?
            Çünkü eşekler insana evrildiler. Halkın anlayacağı basit dilde anlatayım. Eşekler, insan; insanlar, eşek oldu. Aslında, insanlık bu gerçeği biliyor ama idrak edemiyor. Aşağıdaki örneklerde eşekten evrilip insan sıfatında toplumda yaşayanları hemen tanıyacaksınız. Tezimizi kuvvetlendiren bu olayları hemen her gün yaşıyoruz.
            Çevremize şöyle bir bakalım. Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Şehir yaşamının garip yüzü olan apartman denilen soğuk beton yığınlarını ele alalım. Bütün uyarılara rağmen, üst komşunuz balkondan halı çırpmaya devam eder. Komşunun çocukları yaramazlık yapıp alt dairede yaşayanların huzurunu kaçırır. Dış kapıyı sertçe çarparak bomba etkisi yaratır. Bu kişinin eşekten evrilen bir insan olduğuna şüphe yoktur. Yaptıkları eşekliktir.
            Halk otobüsü, tren gibi toplu taşım araçlarını kullanıyorsanız eşeklere daha sık rastlarsınız. Bu araçlarda; insanlar için uyarı tabelaları konur. Yaşlı, hamile, özürlüye ait koltuk; yüksek sesle konuşmayın; araçları temiz tutun; basamakta durmayın; şoförle konuşmayın; cep telefonu kullanmayın gibi uyarılara uymayan bir sürü eşek vardır.
            Eşekliğin baki kaldığı durumlar vardır. Okul bitirmek, yüksek öğrenim görmek eşekliği sonlandırmıyor. Eğitimli, paralı, ünlü eşekler vardır. Eşeklik genlerle geçtiği için hiçbir toplumsal kılıf onu örtmez.
            Bazı eşeklerin yüksek makamlarda eşek ahbapları, eşek dayıları bulunur. Bu eşekler; siyasete girerler. Bu nedenle yöneticilik koltuğunda oturan birçok eşek vardır. Dairede; astlarına kötü davranan, tek işi imza föyü takibi olan, bilmediği konularda dahi ukalalık eden adına müdür denilen eşekler vardır. Makamlar büyüdükçe eşeklikler de artar. Mesela bir genel müdür altındaki müdürlerden daha eşek olur. Bu doğaldır; zira eşeklerin evrim teorisinde en üsttekinin daha eşek olması beklenir.
            Toplumda eşeklere her yerde rastlanır. Sokak ortasına şap diye balgam atan biri ya da elindeki çöplerle çevreyi kirleten eşektir.
            Bazı eşekler aile ilişkilerini yürütemez. Bunlar ekseriya eşine, çocuklarına şiddet uygular. Kötü alışkanlıkları vardır. Evlerine götürmeleri gereken nafakaları ile kumar oynarlar, içki içerler.
            Yaya olan eşekler vardır. İnsanların trafikte güvenli bir şekilde yürümeyebilmesi için yaya geçitleri, alt ve üst geçitler yapılmıştır. Ama eşekler nedense buraları kullanmaz. Akan trafikte araçlar arasında karşıya geçmeye çalışırlar. Araç kullanan eşekler ise trafik kurallarına uymamak için direnirler. Hızlı araba kullanırlar, kırmızı ışıkta geçerler hatta alkollü olarak direksiyon başına geçerek hem kendi canlarını hem de yayaların canlarını tehlikeye atarlar.
            Eşeklik tarihinde önemli göstergelerden biriside dilde kullanılan kelimelerin çokluğudur. Mesela sözlükte birleşik olarak kullanılan şu sözler vardır: Eşek arısı, eşekbaşı, eşek cenneti, eşek davası, eşek dikeni, eşek hıyarı, eşek inadı, eşek kafalı, eşekkulağı, eşek marulu, eşek maydanozu, eşek otu, eşek sıpası, eşeksırtı, eşek şakası, şeddeli eşek, uzuneşek, marsıvaneşeği, ocak eşeği, yaban eşeği, yereşeği…
            Atasözü ve deyim olarak kullanılanlar ise şunlardır: Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış. Eşeğe gücü yetmeyip semerini dövmek. Eşeği dama çıkaran yine kendi indirir. Eşeği düğüne çağırmışlar, ya su lazımdır ya odun demiş. Eşeğini sağlam kazığa bağlamak. Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa. Eşeğin ölümü köpeğe ziyafettir. Eşeği sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin. Eşeği yoldan çıkaran sıpanın oynaması. Eşek at olmaz, ciğer etmez olmaz. Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez. Eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz. Eşek derisi gibi. Eşek eşeği ödünç kaşır. Eşek hoşaftan ne anlar. Eşek kocamakla tavla başı olmaz. Eşek kulağı kesilmekle küheylan olmaz. Eşek kuyruğu gibi ne uzar ne kısalır. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Eşekten düşmüş karpuza dönmek…
            Bu sözcük ve atasözlerinde geçen eşek kelimesi yerine, Darwin’in iddia ettiği gibi maymun kelimesini koyun bakalım. Yüzde doksan anlamsız ifadeler ortaya çıkacaktır. Hem eşekler, insanlara maymunlardan daha yakındır. Maymunlar ormanlarda yaşarken eşekler insanlarla iç içe yaşar. Üstelik eşekler insanların tarih boyunca yardımcısı olmuş; yeri gelmiş yükünü taşımış, yeri gelmiş ruhsal ve tensel birleşme ile insanlara ilk aşkı tattırmıştır.
            Lütfen dikkat! Bu kadar sözcük, atasözü ve deyim eşek dilinde yer almıyor. Bu sözcük ve atasözleri eşeklik teorisinin günlük yaşamda kullanılan kodlanmış şifreleridir.
            İnsanın gen şifresi çözüldü diye bir iddia ortaya atıldı. Gen teknolojindeki gelişmeleri yakından takip ediyorum. Umut verici çalışmalar yapıldı. Ancak, genetik mühendislerin unuttuğu çok önemli DNA sarmalındaki eksiklik, eşeklik molekülüydü. DNA sarmalının son şifresini de burada açıklamış oluyorum. Mendelev’den günümüze, genetikçilerinin atladığı bu eşek molekülü buluşum da bilim tarihine armağanım olsun.
            İnsanlar arasında sıkça kullanılan “eşekoğlueşek” kelimesi ile farkında olunmadan genlerle geçen bir gerçeklik ortaya konur. Eşekoğlueşek denerek karşıdakinin, hem kendisinin hem de atasının eşek olduğu tezi güçlendirilir.
            Eşeklik yapmak deyimini kullanan insanlarda gizli bir bilgiyi ifşa etmiş oluyorlar. Hepimiz, hayatımızın birçok döneminde yaptığımız hatalardan ve işlerden dolayı eşeklik yaptığımızı itiraf etmişizdir. Kırdığınız kalplerden, söylediğiniz yalanlardan, işlediğiniz suçlardan sonra pişmanlık duyarak eşeklik ettiğinizi düşündüğümüz ve kabul ettiğiniz olmuştur. Eşeklik etmeyen insan yoktur.
            Eşek sayısında yaşanan azalmadan sonra eşek nesli tükenecek diye bir kaygı yersiz olacaktır. Eşek sayısında azalma falan olduğu yoktur. Bilakis eşekler doğrudan evrim geçirerek insanlar arasına karışmıştır. Genetik mühendislerinin yapacağı insandan eşek klonlaması ile eşek sayısı istenildiği an çoğaltılabilir. Eşekten insana dönüşenler, insandan da eşeğe çok rahat dönüşebilecek yapıya sahiptir.
            Denek olarak bütün dünya insanlarının kullanıldığı, gelmiş geçmiş en bilimsel çalışmayı affedersiniz eşeklik ederek, ölmeden açıklamış olmanın huzuru içindeyim. Şimdi gönül ve vicdan rahatlığı ile ölebilirim.

            Sevgili dostlarım, eşek cennetinde buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın

 

 

 

ÖNEMLİ OLAN HİZMETTİR.
 
 
 
 
''" İlyaas Ali Daştan ..''  
 
 
 
Ana Sayfa    Hakkımızda    Bağış    Biliyormuydunuz   Galeri   Şiir   sayfa bilgi   İletişim   Birlik & Beraberlik & Yaşam

Kızılbey cad. Vakif 3 ishanı Kat 4 No: 6 Ulus Altindag/Ankara
Tel : 0312 478 0707 Cep: 0534 677 7041